KKTC
Yayınlanma : 29 Nisan 2026 22:14
Düzenleme : 29 Nisan 2026 22:15

Dânâ: “Rum tarafının üçüncü ülkelerle anlaşma yapması adadaki hukuki statüye uygun olmadığı gibi çözüm atmosferi çabalarına da ciddi darbe vuruyor”

Dânâ: “Rum tarafının üçüncü ülkelerle anlaşma yapması adadaki hukuki statüye uygun olmadığı gibi çözüm atmosferi çabalarına da ciddi darbe vuruyor”
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Hristodulidis'in açıklamalarıyla ilgili TAK'a değerlendirmelerde bulundu

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Kıbrıs Türk tarafı yok sayılarak  üçüncü taraflarla  uluslararası anlaşmalar yapılmasının adadaki hukuki statüye uygun olmadığı gibi, adada çözüm atmosferi yaratılmasına yönelik çabalara da ciddi bir darbe vurduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Rum lider Hristodulidis’in üçüncü taraflarla anlaşmalar imzalamaya devam edeceğine yönelik yaptığı açıklamayı Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendirdi.

 Dânâ, “Daha önce de birçok kez belirtmiş olduğumuz üzere, adanın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk tarafı yok sayılarak üçüncü taraflarla uluslararası anlaşmalar yapılması adadaki hukuki statüye uygun olmadığı gibi, adada çözüm atmosferi yaratılmasına yönelik çabalara da ciddi bir darbe vurmaktadır. Benzer bir şekilde, neredeyse fırsat kollandığı izlenimi yaratacak bir şekilde, garantör Türkiye’yi adada işgalci olarak suçlamak da dahil olmak üzere, sürekli gerçeklere aykırı provokatif açıklamalarda bulunulması da aynı şekilde adada güven ortamı yaratılması çabalarına büyük bir zarar vermektedir.” dedi. 

Rum liderin aynı açıklamasında müzakerelere hem Kıbrıs Rum toplumu lideri hem de Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak katıldığına ilişkin ifadeleri de bu çerçevede değerlendirdiğini belirten Dânâ, şöyle devam etti:

“Olgulardan tamamen kopuk bu ifadeler de talihsiz olmuştur. Öncelikle, bugün itibarıyla henüz bir müzakere süreci olmadığını hatırlatmakta fayda görmekteyim. Kaldı ki, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin adada bir çözüme ulaşılmasına yönelik üstlenmiş olduğu iyi niyet misyonunun adadaki iki lider arasında olduğu ilgili Birleşmiş Milletler belgelerinde açıkça kayda geçirilmiştir. Bu çok açık ve net bir husustur. Bu nedenledir ki, iyi niyet misyonu bağlamında yürütülen çabalar bağlamında yapılan tüm açıklamalar iki lidere atıf yapmaktadır. Nitekim, liderlerin yaptığı görüşmeler sonrası Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamalarda da buna azami dikkat gösterilmektedir.”    

 

TAK’a konuşan Dânâ “Rum lider, Genel Sekreter’in temmuz ayı itibarıyla yeni bir inisiyatif almayı öngördüğüne yönelik değerlendirmeleriyle ilgili olarak, bu konudaki inisiyatifin kendi girişimleri sonucunda halihazırda başlamış olduğunu söylüyor. Bu konuda hangi noktadayız?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“BM Genel Sekreteri’nin temmuz ayı itibarıyla, bu arada yaşanacak gelişmelere de bağlı olmak kaydıyla, yeni bir inisiyatif almayı amaçladığı ilgili tüm taraflarca bilinen ve bizler tarafından da birçok kez ifade edilen bir durumdur.  Nitekim Genel Sekreter, Kıbrıs konusuna ilgisini koruduğunu ve öncelikle iki tarafın kendi üstüne düşeni yapması kaydıyla, yeni bir inisiyatif üstlenmeyi arzuladığını Sayın Cumhurbaşkanımız ile New York’ta yapmış olduğu görüşmede de dile getirmiş ve bu hususlar bilahare basın ile de tarafımızca paylaşılmıştı.

Hatırlanacağı üzere, Genel Sekreter’in Şahsi Temsilcisi de böyle bir inisiyatifin ancak Rum tarafında gerçekleşecek olan seçimlerin ve bilahare sona erecek AB dönem başkanlığının akabinde mümkün olabileceğini açık mektubunda belirtmiş ve bu ifadeler Genel Sekreter’in Sözcüsü tarafından da desteklenmişti. Bu olgular ışığında, Genel Sekreter’in halihazırda bir süreç başlattığı iddiası doğru olmadığı gibi, tarafların öncelikle güven artırıcı önlemler konusunda adada önemli ve anlamlı ilerlemeler sağlaması gerektiği yönündeki beklentiyi de gözlerden kaçırmayı amaçlamaktadır.”

TAK