TÜRKİYE
Yayınlanma : 21 Ağustos 2026 12:37

Sıcaklık ve nem artışı ruhsal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor

Sıcaklık ve nem artışı ruhsal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor

Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, aşırı sıcakların yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruhsal dengeyi de etkilediğini belirtti.

Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ensari, sıcaklık ve nem artışının öfke kontrolünü zayıflatabileceğini, uyku kalitesini bozabileceğini ve depresyon, bipolar bozukluk ile psikotik bozukluklarda alevlenme riskini artırabileceğini ifade etti.

Psikiyatrik ilaç kullanan bireylerin de sıcak havalarda sıvı-elektrolit dengesi ve ilaç yan etkileri açısından daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Ensari, "Sıcak havalarda artan tartışmalar, trafikte kısalan sabırlar ve bir anda parlama gibi durumlar yalnızca psikolojik yorgunlukla açıklanamaz. Isı düzenlemesi ile duygu ve uyku düzenlemesi beyinde önemli ölçüde ortak mekanizmalar üzerinden yürütülüyor. Temel gerçek şudur, ısı düzenlemesi ile duygu ve uyku düzenlemesi, beyinde ayrı sistemler değildir. Bu nedenle sıcağın ruhsal duruma etkisi dolaylı değil, doğrudandır." ifadelerini kullandı.

- "Tek bir sıcaklık değeri herkes için kritik eşik olarak kabul edilemez"

Ensari, artan sıcaklarla sıvı-elektrolit kaybı, artmış uyarılmışlık ve bozulan uyku bir araya geldiğinde dürtü denetiminden sorumlu prefrontal işlevlerin gerilediğine ve tehdit değerlendirmesinin öne çıktığına dikkati çekti.

Öfke patlamalarının nörobiyolojik denge sorunuyla ilişkili olduğunu belirten Ensari, "Sıcaklık ile şiddet arasındaki ilişkinin farklı ülke, dönem ve yöntemlerde tekrarlanarak gösterilmiş olması bu tablonun sahadaki karşılığını net olarak ortaya koymaktadır. Öfke patlaması fren mekanizmasının zayıfladığı, gazın ise güçlendiği bir nörobiyolojik denge sorunudur. Nem bu tabloyu ağırlaştırır, çünkü terin buharlaşmasını engelleyerek vücudun tek etkili serinleme mekanizmasını devre dışı bırakır, beden serinleyemedikçe uyarılmışlık düzeyi düşmez." ifadelerini kullandı.

Ensari, sıcak havaların bazı psikiyatrik ilaçların yan etkileri ve vücudun ısı düzenleme kapasitesi açısından ek risk oluşturabileceğini ifade ederek, özellikle antipsikotik, antikolinerjik, antidepresan ve uyarıcı ilaç kullanan kişilerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Aşırı sıcakların ruhsal durum üzerindeki etkisinin kişiden kişiye değişebildiğini aktaran Ensari, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tek bir sıcaklık değeri herkes için kritik eşik olarak kabul edilemez. Herkes için geçerli, keskin bir eşik yoktur. Veriler bir eşikten çok, sıcaklık arttıkça riskin kademeli yükseldiği bir doz-yanıt ilişkisi gösteriyor. Kişisel eşiği kişinin yaşı, kardiyovasküler ve nörolojik eşlik eden bir hastalığın olup olmaması, ilaç yükü, alkol kullanımı, sıcağa uyum düzeyi ve nem belirler. Sıcak havaların ruhsal etkilerinde uyku önemli bir ara mekanizmadır. Uyku ile ısı arasındaki bağ konfor meselesi değildir, uykunun başlaması fizyolojik olarak ısı kaybına bağımlıdır. Uykuya dalış, distal cilt damarlarının genişleyip ısı atmasıyla çekirdek ısının düşmesi üzerinden gerçekleşir. Ortam sıcaklığı yüksekse bu ısı atımı olmaz, uykuya dalma süresi uzar, gece uyanmaları artar."

Ensari, bipolar bozukluk ve manik atak tablosunu tetikleyen risk faktörlerinden birinin uykusuzluk olduğunu belirtti.

Sıcak gecelere bağlı gelişen uykusuzluğun bipolar bozukluk ve manik atak açısından ciddi risk oluşturabileceğini aktaran Ensari, "Bipolar bozukluk ve manik atak tablosuna bağlı hastane yatış oranlarının yaz aylarında zirve yaptığı, yüksek sıcaklığın yatışlarla ilişkili olduğu yine bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir." ifadesini kullandı.

Ensari, sıcak havalarda ruhsal ve fiziksel sağlığın korunması için alınabilecek önlemlere değinerek, şunları kaydetti:

"Yatak odasını mümkün olduğunca serin ve hava akımlı tutun, serinletme mümkün değilse en azından uyku öncesi 1-2 saat havalandırın. Yatmadan önce ılık duş alın, ılık su cilt damarlarını genişleterek çekirdek ısının düşmesini kolaylaştırır. Akşam saatlerinde alkol kullanmaktan kaçının. Sıvı alımını gün içine yayın, 11.00-16.00 saatlerinde dış ortamda kalmayın. Psikiyatrik ilaç kullanan yakınlarınızın sıvı alımını ve bilinç durumunu takip edin. Konfüzyon, konuşma bozukluğu veya terlemenin kesilmesinin acil başvuru nedeni olduğunu unutmayın. İlacınızı kendi kararınızla kesmeyin, doz ve saat düzenlemesini hekiminizle konuşun."